Kendi Dijital Asistanlık İşimi Kuruyorum – 4 Potansiyel Müşteriler ile Nasıl İletişime Geçmeli?

Bu yazıda, sanal asistanlık işini kurarken en önemli konulardan biri olan, potansiyel müşteriler ile nasıl iletişime geçmemiz gerektiğine bakmak istiyorum.

Bu yazıyı okumaya başlamadan önce bir konuda net olmak istiyorum. Önceki bölümleri okumadan ve gerekli çalışmaları yapmadan, işinizi büyütecek ve ödeme yapacak müşterileri bulmayı beklememelisiniz. O yüzden eğer önceki bölümleri tamamlamadıysanız, lütfen geriye dönün ve diğer bölümleri tamamlayarak devam edin.

Bunu da söyledikten sonra, ilk müşterileri bulmak için kanıtlanmış bazı stratejiler üzerinde duralım.

Burada yine balık avlamak üzerinden örneklendirme yapacağım. Balık avlamaya gittiğinizi düşünün. Öncelikle oltanızı atar ve bir süre beklersiniz. Bir çok sanal asistanın  ya da freelance çalışanın yaptığı budur aslında. Potansiyel müşteriler ile dolu bir gölün içindedirler ve bir balığın yemi yutmasını umarlar.

Buradaki en önemli nokta eğer hedef kitleni tanımıyor ve onun nerede zaman geçirdiğinin farkında değilsen, büyük olasılıkla gününü belki bir müşteri ya da müşteri yaratmayacak bir gölde de avlanarak geçiriyor olabilirsin. Yani zamanını ve emeğini boşa harcıyorsun.

Başarıyı nasıl garantileyebilirsin?

Balığın olduğu yere gidebilirsin.

Balıkların kim olduğunu ve nerede olduklarını biliyorsan, oraya gidersin, bu yüzden hedef pazarı bilmek ve tanımak bu kadar önemli. Hedef kitleni bilmek ve tanımak sana bir yön verecektir. Nerede olman gerektiğini bilirsin.

Bunu örneklendirecek olursak, ona  Ayşe diyelim  🙂 Çocuk sahibi olduktan sonra, kariyerini değiştirmek istedi. Çünkü eskisi kadar esnek saatlerde çalışamıyordu.  Sanal asistan olmaya karar verdi 🙂 Öncelikli olarak bir blog açtı ve orada yazılar yazmaya ve verdiği hizmetlerden bahsetmeye başladı. Kesinlikle hedef kitlesi ile ilgili bir fikri yoktu 🙂

Bir süre sonra okudukça ve tecrübe edindikçe bilişim teknolojileri ve yurtdışında yaşayanların bu şekilde çalışmaya yatkın olduklarını fark etti ve kaynaklarını potansiyel müşterilerinin bulunduğu mecralara yönlendirdi. Ayşe bir kısım müşteri ile çalışmaya başlamıştı ancak bu çok bilinçli bir seçim değildi ve bunu hedeflememişti. Hedeflerini netleştirip, yeniden düzenleyince, bir süre sonra istediği kadar müşteri ile çalışıyordu.

Bu durumda, Ayşe neler yaparak yeni müşteriler edindi?

  • Bilişim Teknolojileri konusunda networking
  • Bilişim teknolojileri eğitimleri
  • Bilişim teknoloji konusundaki kişilerin takıldığı online forum ve sosyal medya grupları
  • Google/ Linkedin’de bilişim teknolojileri konusunda araştırma yapmak – Potansiyel müşteriler için bir liste yapıp, sonra e-mail ya da sosyal medya üzerinden ulaştı.
  • Bilişim teknolojileri konulu bloglar bulup, yorum bırakmak ya da yorum bırakanları araştırmak. Bu kişileri de potansiyle müşteri listenize ekleyerek, Linkedin ya da Twitter üzerinden bu kişileri takip etmek.

Bu örneği kullanıyorum çünkü hepsi benim için çok yakın zamandaki tecrübelerimden 🙂 Sırrımı açıkladım sanırım 🙂 Network yaratmak için kullandığım taktikler farklı sektörler içinde aynı şekilde kullanılabilir.

Eğer hedef kitleniz geniş ve sizin hizmetiniz nişse – Mailchimp konusunda uzmanlık gibi- Bu durumda işiniz biraz daha zorlu olabilir çünkü iletişime geçmeniz gereken daha büyük bir kitle vardır. Network geliştirmek için en iyi seçenekleriniz, çeşitli ve farklı konularda iş sahibi kişiler ile tanışabileceğiniz eğitim  konferansları ya da BNI toplantıları olacaktır.

Linkedin, Yenidenbiz, Hikayesi Girişim, BNI gibi oluşumlar network oluşturmak, kendini tanıtmak ve potansiyel müşteriler ile buluşmak için iyi fırsatlar olacaktır.

Her iki şekilde de, (sanal asistanlık işinizin bir sektöre yönelik olması ya da verdiğiniz niş bir hizmetin olması) bu konuda blog yazıları yazmak faydalı olacaktır.

Linkedin bünyesinde bir mobil blogging platformu olan Pulse ve büyük/küçük farklı başarılı girişimciler tarafından kullanılan bir blog platformu olan Medium bu anlamda faydalı araçlardır.

Sanal asistanlar için en iyi pazarlama mecralarından biri bana sorarsanız Linkedin. Linkedin‘de  içerik yaratmak, okuyucularınızı hizmetleriniz konusunda eğitmek ve görünür olmak önemli.

Linkedin‘i potansiyel müşterileri bulmak (lead generation)  için en iyi araçlardan birisi aslında.  İlgi çeken ve iyi düzenlenmiş bir Linkedin profili yaratarak,  önerdiğiniz hizmetleri ve bu hizmetleri kime verdiğinizi vurgulayarak Pulse ‘da belirli aralıklarda yazı yazarak talep ve müşteri yaratabilirsiniz.

Hedef kitlenizin olduğu gruplarda yer almak, grup içinde sorulara cevap vermek ya da hizmetleriniz hakkında post yazmak sizin Linkedin‘deki görünürlüğünüzü ve fark edilmenizi artıracaktır. Ben çok yoğun olarak Linkedin‘i kullandım çünkü çok fazla yüz yüze networking yapma fırsatım yoktu. Bu yüzden interneti bir kaldıraç gibi kullandım ve  çok faydasını gördüm.

Henüz aktif bir Linkedinkullanıcı değilseniz ya da blog yazmıyorsanız, korkmayın. Önemli olan network geliştirmek, iletişimde olmak ve hedef kitleniz ile bağlantı kurmak. Bunu yüzyüzede yapabilirsiniz ve bu da önemli bir adımdır ve yeterlidir.

Ben bugünlerde Facebook’u da aktif olarak müşteri bulmak ve network yaratmak için kullanıyorum.

Nedeni basit; insanların problemleri var ve bunları sosyal medyadaki networking gruplarında paylaşıyorlar.

Müşteri bulmak için bir başka alternatif ise, ne iş yaptığınızı çevrenize anlatmaktır,  bu aslında en basit olan ve bir o kadar da gözden kaçan bir yoldur.  Çevreniz sizin hizmetlerinize ihtiyaç duyabilecek herkes ile sizi iletişime geçirebilirler.  Telefon numaraları, e-posta adresleri gibi tüm detayları not alın ve bu insanlara mutlaka ulaşın.  İşiniz ile ilgili bilgi verin.

Yaşadığınız yerdeki küçük işletmeler ile iletişime geçin. Sizi ismen tanımaları önemli olabilir. Bu işi yapmanın akılcı yolu, hedef kitlenizin gittiği lokal bir işletmenin sahibi ile iletişim kurmaktur. Ayrıca hizmetleriniz ile ilgili broşür bırakabilir ya da ilan panolarına asabilirsiniz.

Peki ya küçük bir il/ilçede yaşıyorsanız ve BNI vb gibi networking alternatifleri yoksa?

Bu durumda interneti devreye sokun!

Müşteriler ile birebir iletişim kuramıyor olmanız, müşteriniz olmayacağı anlamına gelmiyor.

Tamam, daha görünür olmam gerektiğini, blog yazıları yazmayı ve sosyal medya gruplarında faydalı yorumlar yapmam gerektiğini anlıyorum ama ne yazmam gerektiğini nasıl bileceğim diye düşünüyor olabilirsiniz.

İşte burada araştırma devreye giriyor. Şimdi daha önce yapmış olduğunuz araştırmalara dönüp bakın! Potansiyel müşterileriniz en çok hangi konularda zorlanıyor? Bu konularda yazmaya başlayabilirsiniz.

Bazı müşterileriniz gelen e-postalarını düzenli tutamıyor olabilir. Başka bir kısmı zaman yönetiminide sıkıntı yaşıyor olabilir. Tüm bu konularda size özel çözümlerinizden oluşan yazılar hazırlayabilirsiniz.

Belki siz Dropbox kullanmayı çok seviyorsunuz ve dosyalarınızı ve bilgiyi burada saklamak için yaratıcı uygulamalarınız/çözümleriniz var. İşte bunlardan bahsedebilirsiniz.

Takvim yönetimi konusunda ipuçları verebilirsiniz. Bir günü nasıl planlamak grektiği hakkında yazabilirsiniz.

Bir başka öneride, müşterilerinizin sorunlarına çözüm olacak yeni bir program/uygulama var ya da mevcut program ile ilgili sizin hızlı ve basit çözüm sağlayacak önerileriniz var. Bu da ayrı bir yazı konusu olabilir.

Bir sonraki yazıda, potansiyel müşterileriniz ile nasıl görüşmeler yapacağınız, neler anlatabileceğiniz hakkında olacak.

Sevgiler,

Kitap Tavsiyesi: T – İnsan/ Ufuk Tarhan

İlk defa bir kitap tavsiyesi yazıyorum, çok etkilendiğim ve vizyonumu genişlettiğini düşündüğüm Sevgili Ufuk Tarhan’ın son kitabı T- İnsan’ı paylaşmak istedim.

Öncelikle biraz Ufuk Tarhan‘dan bahsetmek isterim. ODTÜ Ekonomi mezunu ve 1982-2005 yıllarında IT sektörünün önemli firmalarında üst düzey yöneticilik yapmış. Daha sonra kendisini yenilemesi gerektiğini farkederek, kariyerinde tamamen farklı bir yönde ilerlemiş. Kendisini şu an fütürist, stratejist, trendist, iş tasarımcısı ve iş avatarı olarak tanımlıyor. 2006 yılında M-GEN Gelecek Planlama Merkezi’ni kurup solo-girişimci (solopreneur) olduktan sonra, 2011 yılında M-GEN Interaktif, Dijital Ajans ve Sosyal Medya hizmetleri de vermeye başladı.

T-İnsan

T-İnsan, hızlı ve büyük bir değişim içinde olan dünyada geleceğin başarılı insan modeli olarak anlatılmış. Ufuk Tarhan, kendisinin de T-İnsan yöntemi ile büyük bir dönüşüm geçirdiğini ve kendine sürdürülebilir bir kariyer yarattığını anlatmış. Kitapta kendi tecrübelerini bilgiler ile çok güzel harmanlamış ve bizlere T-insan olma yolunda güzel  ve en önemlisi uygulanabilir bir yol haritası hazırlamış.

Günümüz iş dünyasında herkes geleceğin belirsizliği üzerine kaygılı; sürdürülebilir kariyer, iş ve para kazanma telaşı, çağımız insanlarının ortak duygusu.

Fütürist Ufuk Tarhan T-İnsan’ı “İnsanların ‘gelecek kaygısını’ yenmelerine, daha iyi bir gelecek için dönüşmelerine, başarılı, mutlu olmalarına yardımcı olmak amacıyla” yazdığını dile getiriyor.

T-İNSAN gelecekteki iş dünyasında güvenle ilerlemenin, onu tasarlamaktan geçtiğine vurgu yapıyor. Bu konuda bir çok kavram, konsept ve bilgi paylaşıyor. Okuyucuyu yeniçağ için mutlaka bilinmesi gereken kavramlarla tanıştırıyor.

GELECEK TAHMİN EDİLEMEZ, TASARLANIR VE YAŞANIR!..

Hızla değişen iş dünyasında sürdürülebilir olmak için geleceğe uyumlanmamız gerektiğinden bahsediyor. Yeni çıkışlar, mecralar bulmak; değişip, dönüşmek gerektiğinin altını ısrarla çiziyor. “Yepyeni iş modellerini başarılı kılması gerekecek bizler için: “Geleceğe nasıl hazırlanmalıyız?” sorusuna gelecekçi, gerçekçi bakış açısı ile cevap veriyor.

Ayrıca T-İnsan’nın  bir birey hatta kurum olarak gelecekte başarılı olmanız için hemen uygulanabilecek en kuvvetli, en gelecekçi, en gerçekçi ve en uygulanabilir dönüşüm modeli olduğunu anlatıyor.

Tüm bu bilgileri kavram ve içerik olarak paylaşırken, bir yandan da kitaptaki karekodlar ile pek çok konuda daha detaylı bilgiye ulaşmamıza da olanak tanımış. Benimde içinde bu kadar link ve görsel ile okuduğum ilk kitaplardan biriydi açıkçası. Kitap bu anlamda bile yenilikçi bir tarza sahip.

Herkese tavsiyemdir.

Sevgiler!