Dijital Topuklar 2017

 

1 Kasim 2017’de gerceklesen Dijital Topuklar’da dijital dünyanin aktif kullanicilari olan kadinlar Turkiye’nin ilk ve tek kadin zirvesinde ikinci kez biraraya geldi.

Gecen sene kaçirdigim icin çok üzüldüğüm bu zirveye katilmak gercekten cok keyifliydi. Senelerdir takip ettigim Blogcuanne’nin bu kadar guzel bir konuda liderlik etmesini takdir ediyorum ve ne guzel bizlerde bir araya gelebiliyoruz.

Marka yöneticileri, sosyal medyanin bir çok influencer’i, kitap yazarlari, gazeteciler gibi konusunda bilinen ve taninan kisiler Dijital Topuklar’daydi.

Gün boyunca birbirinden farkli konularda düzenlenen 5 adet panel icerik ve konusmacilar olarak faydaliydi.

Gün boyunca aldığım notladan derlediklerimiz kısaca paylaşmak isterim.

İçerik Kraliçedir

Dertlenilen konular yani hepimizin bir sekilde kendine dert ettigi konular en fazla like alanlar oluyor. Burada herkes “yalniz degilsin” mesajinin pesinde.

Tartismaya yol acan konularda like alanlar arasinda.

İçeriği okuyucu yönlendirir.

Okuyucu yorumları önemli ancak içerik yaratan kendi bilgisini ve görüşünü paylasmali.

Icerik kralicedir ancak buna mutlaka kendi bakiş açını katmalısın.

Damla Celiktaban bu konuyu “İçerik, kendi bakis acini katmazsan sossuz bir salata gibidir” diyerek cok guzel bir cümle ile ozetledi;

İnternete katki sağlamak önemli, yani aldigin kadar vermelisin. Oraya koyduğun içeriğin iyi ve faydalı oldugundan emin olmalisin.

Herkes hakettigi sosyal medyayi yasiyor

Takip ettigin icerigi sen seciyorsun. Sosyal medya akisini kendin duzenledigin icin bu konuda serzeniste bulunmak anlamsiz, sorumlulugu alip, kendini besleyecek sekilde duzenleyebilirsin.

Paylaşılası İçerik Nedir?

Hikaye anlaticiligi ve güzel görseller ile sosyolojik mesajlar iceren paylasimlar yapmaktir. Burada Hande Biray’ın, nam-ı diğer hihieved’in güzel paylasimlari ve hepimize aslında nasıl dokunduğu ve amacının ne kadar derin olduğunu anlattı.

Farklilik veya yaşadığımız aynı olaylarla hem birbirimize güç veriyor, hemde güç alıyoruz.

İyi icerik; besler, yalnizliktan kurtarir, ilham verir, yukari ceker, medenilestirir, ozgundur ve farklilastirir.

Paylaştıklarından Sorumlusun

Dijital içerik üretirken, ilkeli olmak önemli. Yaş filtresi mutlaka olmali. Ürettiğin içeriğin sorumluluğunu alıp, ona göre içerik oluşturmalı ve paylaşmalısın. Reklam ya da ürün paylaşımlarında şeffaf olup, bunu açıklamalısın.

Burada benim ilgimi en çok Stressiand effect  çekmişti.  Bu ne demek derseniz, link’e tık tık.

Aynı zamanda sizi rahatsız eden ya da yorum/ takipçi vs ile uğraşmayın –  Don’t feed the troll

Fenomen ve influencer kavramlari nasil olmalI ya da olmamalı üzerinden çok güzel tartşılırken, marka ve kurumlarında bu konuyu iyi takip etmesi gerekliliği paylasıldı.

Her akıllı telefon sahibinin yayinci olduğu bu yeni dünyada etik/ ilke/ kural kavramlarinin yavas yavas olusacaktir.

Büyük güç, büyük sorumluluk getirir.

Yazan Kızlar Kardeştir

İclal Aydın çok güzel bir konuşma yaptı, kendi hayatından kesitleri paylaştığı ve tecrübesini aktardığı konuşmasında dijital dünyada gerçek insanlarla tanıstığını, yazan kızlar kardeştir diyerek dijital kızkardeşler olarak, farklılıklarımız üzerinden farklılığa saygı duyarak kendi farklılığımızı yaşayabileceğimizi anlatti.

Girisimci Dijital Kadinlarin Yol Haritasi

Funda Güleç, küçük işletmeler için sosyal medya kullanım yöntemleri paylaştı. Sosyal medyayı marka/girişimi  geliştirmek için mutlaka kullanmalısınız.
Öncelikle hedef kitleniz kim? bunu belirlemeli ve ona göre bir plan oluşturmalısınız.
1. 24 altı : Instagram
2. 25-34: Instagram + SnapChat
3. 34-44: Facebook
4. 44 üstü: Facebook

Sosyal medya hesabını organik bir şekilde büyütmek için neler gerekli?

Günde en az 3 post paylaşılmalı ve konular aşağıdaki gibi yönlendirilmeli;

1. post: Motive edici

2. post: İşle ilgili duyguları içeren

3. post: Satış odaklı

4. post: Kapsayıcı/genel 

 KAGİDER Başkanı Sanem Oktar müthiş öneriler paylaştı:

– Girişim bir ihtiyaca cevap vermelidir.

– Hedef kitle çok net belirlenmiş olmalı.

– Sosyal medya bir araçtır ve iyi kullanılmalıdır.

– Küçük işletmeler büyük işletmeleri rol model almalıdır.

 4 şeye ihtiyacınız olacak:
1. Yol haritası- CANVAS iş modeli -start uplar için iş modeli oluşturmada kullanılabilir.
2. Finansman
3. Mentorluk- Bir çok paltformda bu tür uygulamalardan faydalanmak mümkün.
4. Avukat/Muhasebeci gibi konularda mutlaka uzmanlardan destek almak.

 

Kendi adıma çok güzel bilgiler ile ayrıldığım bu günü sizlerle de paylaşmak istedim. Bilgi paylaştıkça çoğalır ve biz kadınların bu tür platformlarda paylaşmaya ve üretmeye gerçekten çok ihtiyacı var.

Sevgilerimle,

 

Kendi Dijital Asistanlık İşimi Kuruyorum- 5 İlk Potansiyel Müşteri Görüşmeniz

Bu yazıda dijital asistan olarak, potansiyel müşteriniz ile nasıl bir görüşme yapmanız gerektiği üzerinde duruyor olacağım. Potansiyel müşterinizin sizinle çalışması için hangi özelliklerinizden bahsetmeli, hangi hizmetlerinizi vurgulamanız gerektiğini konuşuyor olacağız.

Şimdi bir müşterinin sizinle hizmetleriniz hakkında görüşmek için iletişime geçtiğini varsayalım!

Peki, şimdi ne yapmalısın???

Öncelikle, nefes almayı hep hatırlayın! Bunun  sizin için çok önemli bir an olduğunu biliyorum, soğukanlılığınızı koruyarak,  yapacağınız görüşmeyi siz yönlendirmeye çalışın.

Görüşme öncesi yapılması gereken en önemli şey potansiyel müşteriniz hakkında mümkün olduğunca çok bilgi toplamak olmalıdır.  Websitelerini çok iyi araştırmalı,  verdikleri hizmetleri, müşterilerini ve pazarlama stratejileri gibi bir çok detayı mümkün olduğunca araştırmalı ve bilmelisiniz.

Bu konuda gerekli özeni göstermeniz önemli ve kritiktir.

Bu müşteri ya da iş ile ilgili neleri daha iyi yapılabileceğinizi düşünüyorsanız mutlaka yazın. Mesela en güncel postlarının 6 ay kadar önce olduğunu  ya da sitelerindeki bir linkin çalışmadığını fark etmiş olabilirsiniz. Tüm bunları bir kenara not etmeli ve mutlaka görüşmede paylaşmalısınız.

Sitelerinde düzenli bülten almak için bir kayıt formları varsa, mutlaka doldur ve ilet. Tüm bu süreçte yaşadıklarını dikkatle incele.  Bu tür kayıtlarda genellikle bir kayıt hediyesi sunulur, e-postana bahsettikleri hediye geldi mi? Geldiyse, güzel yazılmış mı ?  Profesyonel bir ileti miydi?

Sitenin genelinde kelime ya da bilgi olarak düzeltmeler yapılması gerekli mi ? Sanırım neden bahsettiğimi az çok anladınız…

Peki şimdi bu kadar bilgi ile ne yapmalısınız? Tabiki incelemeli ve analiz etmelisiniz.

Karşılaştığınız problemler nasıl çözülebilir? Sorunu anlatan /tanımlayan ve çözüm önerinizin olduğu bir teklif hazırlayabilirsiniz.

Görüşme sırasında tüm dikkatinizi görüşmeye verin, sessiz ve sakin bir yerde olun. Kendinizden bahsedin ve sonrasında müşterinize kendisini tanıtması için fırsat verin. Devamında görüşmeyi aşağıdaki gibi yönlendirmeye çalışın:

Benimle iletişime geçtiğiniz için teşekkür ederim. İşiniz ile ilgili daha detaylı bilgi almak ve size nasıl yardımcı olacağımı bilmek isterim.

Bu noktadan sonra beklemeli ve  potansiyel müşterinize konuşması için fırsat vermelisiniz. Aynı zamanda tüm söylediklerini çok dikkatli dinlemelisiniz. Mesela müşteriye ulaşmak ile ilgili bir sıkıntısından bahsediyorsa, bu konuda sorular sorarak daha fazla bilgi almaya ve sorunun kökenine inmeye çalışın. 

Size hem iş, hem özel hayatınızda yardımcı olacak psikolojik bir ipucu paylaşmak isterim. Birisine konuşması için alan tanır ve siz dinleyip onların kendilerinden bahsetmelerine izin verirseniz, kendilerini size daha yakın hissederler.

Yaşadıkları sorun hakkında süreçlerini anlatmalarını isteyin ve  böylelikle şu an sorunun köküne inerek, nasıl bir çözüme ihtiyaçları olduğunu bulabilir ve bir öneri sunarak onları tavlayabilirsiniz 🙂

Yapmış olduğunuz ön hazırlık çalışmalarını paylaşabilir ve online kimliklerini araştırma ve inceleme konusunda yapmış olduğunuz ön hazırlık çalışmasını paylaşarak, nazik ve profesyonel bir biçimde bu konudaki bulgularınızı ve en önemlisi bunları nasıl düzeltebileceklerini önerebilirsiniz.

Mutlaka planınızı paylaşın ve gösterin.

Belki bildiğiniz bir şey paylaşmış olacağım ama patronlar genelde dijital bir asistan ile çalışmaktan korkar. Dürüst olmak gerekirse, bu tür şeyler onları korkutur.

Şöyle düşünün, bir iş kurdunuz ve bir gün geldi artık herşeye yetişemediğiniz için size yardımcı olacak birisi ile çalışmaya başlamanız lazım.  Biraz empati kurarsak; tüm şifrelerinizi, gizli iş bilgilerinizi size yardımcı olmasını umduğunuz tamamiyle yabancı bir kişiye teslim ettiğinizi.

Bu aslında annelerin çocuklarını ilk anaokuluna başlattığı güne benzer. O güne kadar sadece sizin olan çocuk artık anaokuluna başlamıştır.  🙂

Evet, nasıl hissettiklerini anladıktan sonra, lütfen onlara biraz izin verin.

Siz nasıl potansiyel müşterinizin müşteriniz olmaması ihtimalinden korkuyorsanız, onlarda aynı şekilde korkuyorlar. Peki bu durumda onlara bu kararı almaları konusunda nasıl yardımcı olabilirsiniz ?

Onlara bir başlangıç planı önerin. Öncelikli olarak küçük bir proje ya da görev ile başlayabileceğinizi ve böylece  her ikiniz içinde bunun birlikte çalışmanız ile ilgili bir fikir oluşturacağını ve iyi bir ekip olup olmayacağınızı görebileceğinizi söyleyebilirsiniz.  Bu süreç sonunda duruma göre başka bir projeye geçebilirsiniz.  Bu konuda önerim mutlaka çalışmaya başlamadan önce ücretinizi peşin alın ve 5 saat gibi bir paket deneme için yeterli olacaktır. Bu başlangıç için çok fazla bir ücret olmayabilir ve yinede sizin kendinizi müşteriye göstermeniz için yeterli olacaktır ve aynı zamanda müşteri içinde büyük bir yatırım olmayacaktır. Her iki taraf içinde kazan-kazan bir öneridir.

Güven kazanmak, bu denklemin gizli ve en önemli kısmıdır. Eğer potansiyel müşterinizi size inanması için ikna ederseniz, siz işinizi iyi bir şekilde yaptığınız sürece sizinle daha uzun süreler  için çalışmaları için başarılı olacaksınızdır.

Sevgilerimle,

 

Kendi Dijital Asistanlık İşimi Kuruyorum – 4 Potansiyel Müşteriler ile Nasıl İletişime Geçmeli?

Bu yazıda, sanal asistanlık işini kurarken en önemli konulardan biri olan, potansiyel müşteriler ile nasıl iletişime geçmemiz gerektiğine bakmak istiyorum.

Bu yazıyı okumaya başlamadan önce bir konuda net olmak istiyorum. Önceki bölümleri okumadan ve gerekli çalışmaları yapmadan, işinizi büyütecek ve ödeme yapacak müşterileri bulmayı beklememelisiniz. O yüzden eğer önceki bölümleri tamamlamadıysanız, lütfen geriye dönün ve diğer bölümleri tamamlayarak devam edin.

Bunu da söyledikten sonra, ilk müşterileri bulmak için kanıtlanmış bazı stratejiler üzerinde duralım.

Burada yine balık avlamak üzerinden örneklendirme yapacağım. Balık avlamaya gittiğinizi düşünün. Öncelikle oltanızı atar ve bir süre beklersiniz. Bir çok sanal asistanın  ya da freelance çalışanın yaptığı budur aslında. Potansiyel müşteriler ile dolu bir gölün içindedirler ve bir balığın yemi yutmasını umarlar.

Buradaki en önemli nokta eğer hedef kitleni tanımıyor ve onun nerede zaman geçirdiğinin farkında değilsen, büyük olasılıkla gününü belki bir müşteri ya da müşteri yaratmayacak bir gölde de avlanarak geçiriyor olabilirsin. Yani zamanını ve emeğini boşa harcıyorsun.

Başarıyı nasıl garantileyebilirsin?

Balığın olduğu yere gidebilirsin.

Balıkların kim olduğunu ve nerede olduklarını biliyorsan, oraya gidersin, bu yüzden hedef pazarı bilmek ve tanımak bu kadar önemli. Hedef kitleni bilmek ve tanımak sana bir yön verecektir. Nerede olman gerektiğini bilirsin.

Bunu örneklendirecek olursak, ona  Ayşe diyelim  🙂 Çocuk sahibi olduktan sonra, kariyerini değiştirmek istedi. Çünkü eskisi kadar esnek saatlerde çalışamıyordu.  Sanal asistan olmaya karar verdi 🙂 Öncelikli olarak bir blog açtı ve orada yazılar yazmaya ve verdiği hizmetlerden bahsetmeye başladı. Kesinlikle hedef kitlesi ile ilgili bir fikri yoktu 🙂

Bir süre sonra okudukça ve tecrübe edindikçe bilişim teknolojileri ve yurtdışında yaşayanların bu şekilde çalışmaya yatkın olduklarını fark etti ve kaynaklarını potansiyel müşterilerinin bulunduğu mecralara yönlendirdi. Ayşe bir kısım müşteri ile çalışmaya başlamıştı ancak bu çok bilinçli bir seçim değildi ve bunu hedeflememişti. Hedeflerini netleştirip, yeniden düzenleyince, bir süre sonra istediği kadar müşteri ile çalışıyordu.

Bu durumda, Ayşe neler yaparak yeni müşteriler edindi?

  • Bilişim Teknolojileri konusunda networking
  • Bilişim teknolojileri eğitimleri
  • Bilişim teknoloji konusundaki kişilerin takıldığı online forum ve sosyal medya grupları
  • Google/ Linkedin’de bilişim teknolojileri konusunda araştırma yapmak – Potansiyel müşteriler için bir liste yapıp, sonra e-mail ya da sosyal medya üzerinden ulaştı.
  • Bilişim teknolojileri konulu bloglar bulup, yorum bırakmak ya da yorum bırakanları araştırmak. Bu kişileri de potansiyle müşteri listenize ekleyerek, Linkedin ya da Twitter üzerinden bu kişileri takip etmek.

Bu örneği kullanıyorum çünkü hepsi benim için çok yakın zamandaki tecrübelerimden 🙂 Sırrımı açıkladım sanırım 🙂 Network yaratmak için kullandığım taktikler farklı sektörler içinde aynı şekilde kullanılabilir.

Eğer hedef kitleniz geniş ve sizin hizmetiniz nişse – Mailchimp konusunda uzmanlık gibi- Bu durumda işiniz biraz daha zorlu olabilir çünkü iletişime geçmeniz gereken daha büyük bir kitle vardır. Network geliştirmek için en iyi seçenekleriniz, çeşitli ve farklı konularda iş sahibi kişiler ile tanışabileceğiniz eğitim  konferansları ya da BNI toplantıları olacaktır.

Linkedin, Yenidenbiz, Hikayesi Girişim, BNI gibi oluşumlar network oluşturmak, kendini tanıtmak ve potansiyel müşteriler ile buluşmak için iyi fırsatlar olacaktır.

Her iki şekilde de, (sanal asistanlık işinizin bir sektöre yönelik olması ya da verdiğiniz niş bir hizmetin olması) bu konuda blog yazıları yazmak faydalı olacaktır.

Linkedin bünyesinde bir mobil blogging platformu olan Pulse ve büyük/küçük farklı başarılı girişimciler tarafından kullanılan bir blog platformu olan Medium bu anlamda faydalı araçlardır.

Sanal asistanlar için en iyi pazarlama mecralarından biri bana sorarsanız Linkedin. Linkedin‘de  içerik yaratmak, okuyucularınızı hizmetleriniz konusunda eğitmek ve görünür olmak önemli.

Linkedin‘i potansiyel müşterileri bulmak (lead generation)  için en iyi araçlardan birisi aslında.  İlgi çeken ve iyi düzenlenmiş bir Linkedin profili yaratarak,  önerdiğiniz hizmetleri ve bu hizmetleri kime verdiğinizi vurgulayarak Pulse ‘da belirli aralıklarda yazı yazarak talep ve müşteri yaratabilirsiniz.

Hedef kitlenizin olduğu gruplarda yer almak, grup içinde sorulara cevap vermek ya da hizmetleriniz hakkında post yazmak sizin Linkedin‘deki görünürlüğünüzü ve fark edilmenizi artıracaktır. Ben çok yoğun olarak Linkedin‘i kullandım çünkü çok fazla yüz yüze networking yapma fırsatım yoktu. Bu yüzden interneti bir kaldıraç gibi kullandım ve  çok faydasını gördüm.

Henüz aktif bir Linkedinkullanıcı değilseniz ya da blog yazmıyorsanız, korkmayın. Önemli olan network geliştirmek, iletişimde olmak ve hedef kitleniz ile bağlantı kurmak. Bunu yüzyüzede yapabilirsiniz ve bu da önemli bir adımdır ve yeterlidir.

Ben bugünlerde Facebook’u da aktif olarak müşteri bulmak ve network yaratmak için kullanıyorum.

Nedeni basit; insanların problemleri var ve bunları sosyal medyadaki networking gruplarında paylaşıyorlar.

Müşteri bulmak için bir başka alternatif ise, ne iş yaptığınızı çevrenize anlatmaktır,  bu aslında en basit olan ve bir o kadar da gözden kaçan bir yoldur.  Çevreniz sizin hizmetlerinize ihtiyaç duyabilecek herkes ile sizi iletişime geçirebilirler.  Telefon numaraları, e-posta adresleri gibi tüm detayları not alın ve bu insanlara mutlaka ulaşın.  İşiniz ile ilgili bilgi verin.

Yaşadığınız yerdeki küçük işletmeler ile iletişime geçin. Sizi ismen tanımaları önemli olabilir. Bu işi yapmanın akılcı yolu, hedef kitlenizin gittiği lokal bir işletmenin sahibi ile iletişim kurmaktur. Ayrıca hizmetleriniz ile ilgili broşür bırakabilir ya da ilan panolarına asabilirsiniz.

Peki ya küçük bir il/ilçede yaşıyorsanız ve BNI vb gibi networking alternatifleri yoksa?

Bu durumda interneti devreye sokun!

Müşteriler ile birebir iletişim kuramıyor olmanız, müşteriniz olmayacağı anlamına gelmiyor.

Tamam, daha görünür olmam gerektiğini, blog yazıları yazmayı ve sosyal medya gruplarında faydalı yorumlar yapmam gerektiğini anlıyorum ama ne yazmam gerektiğini nasıl bileceğim diye düşünüyor olabilirsiniz.

İşte burada araştırma devreye giriyor. Şimdi daha önce yapmış olduğunuz araştırmalara dönüp bakın! Potansiyel müşterileriniz en çok hangi konularda zorlanıyor? Bu konularda yazmaya başlayabilirsiniz.

Bazı müşterileriniz gelen e-postalarını düzenli tutamıyor olabilir. Başka bir kısmı zaman yönetiminide sıkıntı yaşıyor olabilir. Tüm bu konularda size özel çözümlerinizden oluşan yazılar hazırlayabilirsiniz.

Belki siz Dropbox kullanmayı çok seviyorsunuz ve dosyalarınızı ve bilgiyi burada saklamak için yaratıcı uygulamalarınız/çözümleriniz var. İşte bunlardan bahsedebilirsiniz.

Takvim yönetimi konusunda ipuçları verebilirsiniz. Bir günü nasıl planlamak grektiği hakkında yazabilirsiniz.

Bir başka öneride, müşterilerinizin sorunlarına çözüm olacak yeni bir program/uygulama var ya da mevcut program ile ilgili sizin hızlı ve basit çözüm sağlayacak önerileriniz var. Bu da ayrı bir yazı konusu olabilir.

Bir sonraki yazıda, potansiyel müşterileriniz ile nasıl görüşmeler yapacağınız, neler anlatabileceğiniz hakkında olacak.

Sevgiler,

Kendi Dijital Asistanlık İşimi Kuruyorum – 3 Ön Hazırlık ve İş Planı

Kendi sanal asistanlık işimi kuruyorum serisinin 3. yazısına hoşgeldiniz 🙂

Bu yazıda ön hazırlık yapmanın önemi ve gerekliliği üzerinde duracağım. Öncelikli olarak önhazırlığın ne olduğu ve neden işe başlangıç aşamasında önemli oldugunu tanımlayalım. En basit haliyle ön hazırlık, karlı bir işiniz olması için en başta gerekli araştırma ve planlamayı yapmaktır. Böylelikle sanal asistanlık işiniz ile ilgili beklentilerinizi yönetmeniz daha kolay olacaktır.

Detaylı planlanmış bir iş planına ihtiyacınız var çünkü ancak bu şekilde enerjinizi ve finansal kaynaklarınızı nereye kullanmanız gerektiğini bilebilirsiniz. Üzerinde çalışılarak hazırlanmış bir iş planı sizi rakiplerinizin ötesine taşıyacaktır.

Genel olarak sanal asistan olmak isteyenlerin yaptıkları aşağıdaki sırayla devam eder;

Sanal asistan olmaya karar verir.
Web sitesini kurar.
Uzun bir sunulacak hizmetlerim listesi hazırlar.
Sosyal medya profillerini kurar.

Nasıl mı biliyorum, kendi tecrübemden 🙂

Eğer sizde böyle yaptıysanız ya da planladıysanız, lütfen başa dönün ve listenin sonundan başlayın. Bu şekilde başlamak, size zaman ve paraya malolacaktır.
Sanal asistanlık işinize doğru şekilde başlamanın yolu önce temel hizmetleri planlamak sonra hedef kitle araştırması ve bir sonraki adım da bu yazıda bahsedeceğim ön hazırlık olmalıdır.

Özetleyecek olursam;
1-Temel hizmetlerim listenizi oluşturmak
2-Hedef kitleniz ile görüşmeler yaparak araştırmak

Bir sonraki adım işe bir iş planı hazırlamaktır. Telaşa gerek yok,geleneksel  bir iş planı değil 🙂  Şu ana kadar toparladığın ve üzerinde çalıştığın bir çok bilgiyi düzenleyecek bir iş planından bahsediyorum.

Hiç tereddüt etmeden söyleyebilirim ki hedef kitle araştırmanız en az 1-2 hafta sürmeli. Eğer bu süreden daha az sürüyorsa, işinizi kurma konusundaki en önemli adımlardan biri olan bu kısıma yeterli kadar zaman ayırmadığınızdan emin olun. Sadece 2-3 kişi ile konuşmak size yeterli bilgiyi sağlamaz.

Analiz kısmını tamamlanması için, internet araştırmaları ve birebir yaptığınız görüşmelere kadar bir çok bilgiye ihtiyacınız var. Hedef kitle ile ilgili yaptığınız araştırmadan gelecek bilgi oldukça güçlü olacaktır bu durumda.

Bu ön hazırlık layığı ile yapıldığında, hedef kitlenizin a,b,c gibi konularda zorlandığını ve daha başka birçok bilgiye sahip olacaksınız. Kolaylıkla hedef kitlenizin bu sorunlarına çözüm olan temel bir hizmet listesi yaratabilir ve sonrasında da bunları uygunsa bir pakete bile dönüştürebilirsiniz.

Tüm bu zor olan ön hazırlık kısmını tamamladıktan sonra, bunları iş planı ile birleştirmeye artık hazırsınız!

İş Planı

Şimdi sizden yazmanızı istediklerime gelelim;
1- Temel hizmetleriniz
2- Hedef kitleniz
3- Hedef kitleniz online ya da gerçek dünyada nerelerde zaman geçiriyor?
4- Hedef kitle ile buluşmak için nasıl pazarlama stratejileriniz olabilir? Burada net olmanız önemli. Size şimdidien en iyi/başarılı buluşma yerlerinin Facebook/Linkedin gibi sosyal medya mecraları olduğunu baştan söyleyebilirim.
5- Hizmetleriniz için ne kadar ücret almayı planlıyorsunuz?
6- Hizmetlerinizi aylık paket olarak mı yoksa saat başı olarak mı ücretlendireceksiniz?
7- İş akışlarınız ne?
8- Hangi işleri yapacak ve hangi işleri yapmayacaksınız ve maliyetleri? (bir işveren sizden onunla birlikte belirli bir yerde çalışmanız isterse, seyahet etmenizi isterse, çok kısa sürede bir projesi ile ilgili sizden geri dönüş beklerse gibi)
9- Çalışma saatleriniz ( izin zamanları, mesai saatleriniz, resmi tatiller gibi)
10- Tamamladığınız işinizi nasıl faturalandıracaksınız?
11- Çalışma saatlerinizi nasıl raporluyorsunuz?
12- Ücret iade politikanız
13- İlerleyen zamanlarda ekibinize katılabilecek diğer sanal asistanlar ile çalışma politikanız ve bunların müşterilerinize anlatılması
14- Taşeron kullanımı ve müşteriler ile bu bilginin paylaşılması (işin bir kısmını başka bir sanal asistana delege ettiğiniz zaman bu süreç nasıl işliyor?

İş Akışları
Bu ve bunun gibi bir çok konudaki iş akışlarınızı yazın ve planlayın. Tüm bunları en baştan düşünmek ve kuralları belirlemek önemli  ve belirleyici olacaktır. Müşteriler ile çalışmaya başladıktan sonra karar vermek daha zor, maliyetli ve amatörce gözükür. Ayrıca tüm bunlara hazırlıklı olmak, yaptığınız işe verdiğiniz önem ve ciddiyeti gösterecektir.

İş planınız ile ilgili aklınıza gelen herşeyi mutlaka yazın ve bu şekilde müşteriler ile çalışmaya başladıktan sonra, süreçte dikkatiniz dağılsa bile, her zaman sizi yolunuza sokacak, zaman ve emek harcayarak oluşturduğunuz bir iş planınız olduğunu bilir ve hatırlarsınız.

Bunun için şu kadar mı ücret istemeliyim ? Bu aylık bir hizmet mi olmalı? Bu işi delege ettiğimi nasıl açıklamalıyım? gibi konularda daha önceden hazırladığınız iş planı ya da standart iş akışları sayesinde hızla ilerler, vakit kaybetmezsiniz.

İçgüdülerinize ve yaptığınız sıkı çalışma/araştırmalara herzaman güvenin! Bu iş planını öylesine hazırlamadınız, tüm bu bilgi için uzun bir araştırma süreci geçti, zaman ve emek verdiniz, bu yüzden oluşturduğunuz sisteme ve kendinize güvenin.

Daha da önemlisi, işleri olduğundan daha zor bir hale getirmeyin. Böyle olduğunda, hata yapma eğiliminde oluruz. Bu iş planı ve ön hazırlığıda sadece kendiniz için hazırladınız. Bu sadece sizin için ve siz istemedikten sonra bunu kimse ile paylaşmak zorunda değilsiniz. Bu müşterileriniz için hazırladığınız bir görev değil, bu size özel ve kendiniz için hazırlanmış bir çalışma. Ayrıca bu çalışmanın içeriği siz süreçte ilerledikçe mutlaka değişecek ve güncellenecektir ve bu da normal.

Buna bir örnek verecek olursam, ön çalışmayı Ocak ayında hazırladınız ve Ağustos ayı gibi işleriniz büyüdü ve bazı değişiklikler yaptınız. Mevcut iş planınızı mutlaka bu yönde güncellemelisiniz. İlerlemeye devam ettikçe bu süreçte birşeylerin değişmesi ve buna göre ayarlanması çok olağandır.

Tüm bu bilgileri toparladığında, işinizin arka planını tasarlamış olacaksınız. Bu ne demek? Bir müşteri ile çalışmaya başlamadan önce fiyat tekliflerinden, iş sözleşmelerine ve iş akışınıza kadar bir çok alanı belirlemiş olacaksınız.
Tüm bu arka planı oluşturmak iş süreciniz için kritiktir.
Sizlere şimdiden iyi çalışmalar dilerim.
Bir sonraki yazımda topladığınız tüm bu bilgileri nasıl kullanabileceğinizi konuşuyor olacağız.
Hazır mısınız?

Sevgiler,