Kendi Dijital Asistanlık İşimi Kuruyorum- 5 İlk Potansiyel Müşteri Görüşmeniz

Bu yazıda dijital asistan olarak, potansiyel müşteriniz ile nasıl bir görüşme yapmanız gerektiği üzerinde duruyor olacağım. Potansiyel müşterinizin sizinle çalışması için hangi özelliklerinizden bahsetmeli, hangi hizmetlerinizi vurgulamanız gerektiğini konuşuyor olacağız.

Şimdi bir müşterinin sizinle hizmetleriniz hakkında görüşmek için iletişime geçtiğini varsayalım!

Peki, şimdi ne yapmalısın???

Öncelikle, nefes almayı hep hatırlayın! Bunun  sizin için çok önemli bir an olduğunu biliyorum, soğukanlılığınızı koruyarak,  yapacağınız görüşmeyi siz yönlendirmeye çalışın.

Görüşme öncesi yapılması gereken en önemli şey potansiyel müşteriniz hakkında mümkün olduğunca çok bilgi toplamak olmalıdır.  Websitelerini çok iyi araştırmalı,  verdikleri hizmetleri, müşterilerini ve pazarlama stratejileri gibi bir çok detayı mümkün olduğunca araştırmalı ve bilmelisiniz.

Bu konuda gerekli özeni göstermeniz önemli ve kritiktir.

Bu müşteri ya da iş ile ilgili neleri daha iyi yapılabileceğinizi düşünüyorsanız mutlaka yazın. Mesela en güncel postlarının 6 ay kadar önce olduğunu  ya da sitelerindeki bir linkin çalışmadığını fark etmiş olabilirsiniz. Tüm bunları bir kenara not etmeli ve mutlaka görüşmede paylaşmalısınız.

Sitelerinde düzenli bülten almak için bir kayıt formları varsa, mutlaka doldur ve ilet. Tüm bu süreçte yaşadıklarını dikkatle incele.  Bu tür kayıtlarda genellikle bir kayıt hediyesi sunulur, e-postana bahsettikleri hediye geldi mi? Geldiyse, güzel yazılmış mı ?  Profesyonel bir ileti miydi?

Sitenin genelinde kelime ya da bilgi olarak düzeltmeler yapılması gerekli mi ? Sanırım neden bahsettiğimi az çok anladınız…

Peki şimdi bu kadar bilgi ile ne yapmalısınız? Tabiki incelemeli ve analiz etmelisiniz.

Karşılaştığınız problemler nasıl çözülebilir? Sorunu anlatan /tanımlayan ve çözüm önerinizin olduğu bir teklif hazırlayabilirsiniz.

Görüşme sırasında tüm dikkatinizi görüşmeye verin, sessiz ve sakin bir yerde olun. Kendinizden bahsedin ve sonrasında müşterinize kendisini tanıtması için fırsat verin. Devamında görüşmeyi aşağıdaki gibi yönlendirmeye çalışın:

Benimle iletişime geçtiğiniz için teşekkür ederim. İşiniz ile ilgili daha detaylı bilgi almak ve size nasıl yardımcı olacağımı bilmek isterim.

Bu noktadan sonra beklemeli ve  potansiyel müşterinize konuşması için fırsat vermelisiniz. Aynı zamanda tüm söylediklerini çok dikkatli dinlemelisiniz. Mesela müşteriye ulaşmak ile ilgili bir sıkıntısından bahsediyorsa, bu konuda sorular sorarak daha fazla bilgi almaya ve sorunun kökenine inmeye çalışın. 

Size hem iş, hem özel hayatınızda yardımcı olacak psikolojik bir ipucu paylaşmak isterim. Birisine konuşması için alan tanır ve siz dinleyip onların kendilerinden bahsetmelerine izin verirseniz, kendilerini size daha yakın hissederler.

Yaşadıkları sorun hakkında süreçlerini anlatmalarını isteyin ve  böylelikle şu an sorunun köküne inerek, nasıl bir çözüme ihtiyaçları olduğunu bulabilir ve bir öneri sunarak onları tavlayabilirsiniz 🙂

Yapmış olduğunuz ön hazırlık çalışmalarını paylaşabilir ve online kimliklerini araştırma ve inceleme konusunda yapmış olduğunuz ön hazırlık çalışmasını paylaşarak, nazik ve profesyonel bir biçimde bu konudaki bulgularınızı ve en önemlisi bunları nasıl düzeltebileceklerini önerebilirsiniz.

Mutlaka planınızı paylaşın ve gösterin.

Belki bildiğiniz bir şey paylaşmış olacağım ama patronlar genelde dijital bir asistan ile çalışmaktan korkar. Dürüst olmak gerekirse, bu tür şeyler onları korkutur.

Şöyle düşünün, bir iş kurdunuz ve bir gün geldi artık herşeye yetişemediğiniz için size yardımcı olacak birisi ile çalışmaya başlamanız lazım.  Biraz empati kurarsak; tüm şifrelerinizi, gizli iş bilgilerinizi size yardımcı olmasını umduğunuz tamamiyle yabancı bir kişiye teslim ettiğinizi.

Bu aslında annelerin çocuklarını ilk anaokuluna başlattığı güne benzer. O güne kadar sadece sizin olan çocuk artık anaokuluna başlamıştır.  🙂

Evet, nasıl hissettiklerini anladıktan sonra, lütfen onlara biraz izin verin.

Siz nasıl potansiyel müşterinizin müşteriniz olmaması ihtimalinden korkuyorsanız, onlarda aynı şekilde korkuyorlar. Peki bu durumda onlara bu kararı almaları konusunda nasıl yardımcı olabilirsiniz ?

Onlara bir başlangıç planı önerin. Öncelikli olarak küçük bir proje ya da görev ile başlayabileceğinizi ve böylece  her ikiniz içinde bunun birlikte çalışmanız ile ilgili bir fikir oluşturacağını ve iyi bir ekip olup olmayacağınızı görebileceğinizi söyleyebilirsiniz.  Bu süreç sonunda duruma göre başka bir projeye geçebilirsiniz.  Bu konuda önerim mutlaka çalışmaya başlamadan önce ücretinizi peşin alın ve 5 saat gibi bir paket deneme için yeterli olacaktır. Bu başlangıç için çok fazla bir ücret olmayabilir ve yinede sizin kendinizi müşteriye göstermeniz için yeterli olacaktır ve aynı zamanda müşteri içinde büyük bir yatırım olmayacaktır. Her iki taraf içinde kazan-kazan bir öneridir.

Güven kazanmak, bu denklemin gizli ve en önemli kısmıdır. Eğer potansiyel müşterinizi size inanması için ikna ederseniz, siz işinizi iyi bir şekilde yaptığınız sürece sizinle daha uzun süreler  için çalışmaları için başarılı olacaksınızdır.

Sevgilerimle,

 

Kendi Dijital Asistanlık İşimi Kuruyorum – 4 Potansiyel Müşteriler ile Nasıl İletişime Geçmeli?

Bu yazıda, sanal asistanlık işini kurarken en önemli konulardan biri olan, potansiyel müşteriler ile nasıl iletişime geçmemiz gerektiğine bakmak istiyorum.

Bu yazıyı okumaya başlamadan önce bir konuda net olmak istiyorum. Önceki bölümleri okumadan ve gerekli çalışmaları yapmadan, işinizi büyütecek ve ödeme yapacak müşterileri bulmayı beklememelisiniz. O yüzden eğer önceki bölümleri tamamlamadıysanız, lütfen geriye dönün ve diğer bölümleri tamamlayarak devam edin.

Bunu da söyledikten sonra, ilk müşterileri bulmak için kanıtlanmış bazı stratejiler üzerinde duralım.

Burada yine balık avlamak üzerinden örneklendirme yapacağım. Balık avlamaya gittiğinizi düşünün. Öncelikle oltanızı atar ve bir süre beklersiniz. Bir çok sanal asistanın  ya da freelance çalışanın yaptığı budur aslında. Potansiyel müşteriler ile dolu bir gölün içindedirler ve bir balığın yemi yutmasını umarlar.

Buradaki en önemli nokta eğer hedef kitleni tanımıyor ve onun nerede zaman geçirdiğinin farkında değilsen, büyük olasılıkla gününü belki bir müşteri ya da müşteri yaratmayacak bir gölde de avlanarak geçiriyor olabilirsin. Yani zamanını ve emeğini boşa harcıyorsun.

Başarıyı nasıl garantileyebilirsin?

Balığın olduğu yere gidebilirsin.

Balıkların kim olduğunu ve nerede olduklarını biliyorsan, oraya gidersin, bu yüzden hedef pazarı bilmek ve tanımak bu kadar önemli. Hedef kitleni bilmek ve tanımak sana bir yön verecektir. Nerede olman gerektiğini bilirsin.

Bunu örneklendirecek olursak, ona  Ayşe diyelim  🙂 Çocuk sahibi olduktan sonra, kariyerini değiştirmek istedi. Çünkü eskisi kadar esnek saatlerde çalışamıyordu.  Sanal asistan olmaya karar verdi 🙂 Öncelikli olarak bir blog açtı ve orada yazılar yazmaya ve verdiği hizmetlerden bahsetmeye başladı. Kesinlikle hedef kitlesi ile ilgili bir fikri yoktu 🙂

Bir süre sonra okudukça ve tecrübe edindikçe bilişim teknolojileri ve yurtdışında yaşayanların bu şekilde çalışmaya yatkın olduklarını fark etti ve kaynaklarını potansiyel müşterilerinin bulunduğu mecralara yönlendirdi. Ayşe bir kısım müşteri ile çalışmaya başlamıştı ancak bu çok bilinçli bir seçim değildi ve bunu hedeflememişti. Hedeflerini netleştirip, yeniden düzenleyince, bir süre sonra istediği kadar müşteri ile çalışıyordu.

Bu durumda, Ayşe neler yaparak yeni müşteriler edindi?

  • Bilişim Teknolojileri konusunda networking
  • Bilişim teknolojileri eğitimleri
  • Bilişim teknoloji konusundaki kişilerin takıldığı online forum ve sosyal medya grupları
  • Google/ Linkedin’de bilişim teknolojileri konusunda araştırma yapmak – Potansiyel müşteriler için bir liste yapıp, sonra e-mail ya da sosyal medya üzerinden ulaştı.
  • Bilişim teknolojileri konulu bloglar bulup, yorum bırakmak ya da yorum bırakanları araştırmak. Bu kişileri de potansiyle müşteri listenize ekleyerek, Linkedin ya da Twitter üzerinden bu kişileri takip etmek.

Bu örneği kullanıyorum çünkü hepsi benim için çok yakın zamandaki tecrübelerimden 🙂 Sırrımı açıkladım sanırım 🙂 Network yaratmak için kullandığım taktikler farklı sektörler içinde aynı şekilde kullanılabilir.

Eğer hedef kitleniz geniş ve sizin hizmetiniz nişse – Mailchimp konusunda uzmanlık gibi- Bu durumda işiniz biraz daha zorlu olabilir çünkü iletişime geçmeniz gereken daha büyük bir kitle vardır. Network geliştirmek için en iyi seçenekleriniz, çeşitli ve farklı konularda iş sahibi kişiler ile tanışabileceğiniz eğitim  konferansları ya da BNI toplantıları olacaktır.

Linkedin, Yenidenbiz, Hikayesi Girişim, BNI gibi oluşumlar network oluşturmak, kendini tanıtmak ve potansiyel müşteriler ile buluşmak için iyi fırsatlar olacaktır.

Her iki şekilde de, (sanal asistanlık işinizin bir sektöre yönelik olması ya da verdiğiniz niş bir hizmetin olması) bu konuda blog yazıları yazmak faydalı olacaktır.

Linkedin bünyesinde bir mobil blogging platformu olan Pulse ve büyük/küçük farklı başarılı girişimciler tarafından kullanılan bir blog platformu olan Medium bu anlamda faydalı araçlardır.

Sanal asistanlar için en iyi pazarlama mecralarından biri bana sorarsanız Linkedin. Linkedin‘de  içerik yaratmak, okuyucularınızı hizmetleriniz konusunda eğitmek ve görünür olmak önemli.

Linkedin‘i potansiyel müşterileri bulmak (lead generation)  için en iyi araçlardan birisi aslında.  İlgi çeken ve iyi düzenlenmiş bir Linkedin profili yaratarak,  önerdiğiniz hizmetleri ve bu hizmetleri kime verdiğinizi vurgulayarak Pulse ‘da belirli aralıklarda yazı yazarak talep ve müşteri yaratabilirsiniz.

Hedef kitlenizin olduğu gruplarda yer almak, grup içinde sorulara cevap vermek ya da hizmetleriniz hakkında post yazmak sizin Linkedin‘deki görünürlüğünüzü ve fark edilmenizi artıracaktır. Ben çok yoğun olarak Linkedin‘i kullandım çünkü çok fazla yüz yüze networking yapma fırsatım yoktu. Bu yüzden interneti bir kaldıraç gibi kullandım ve  çok faydasını gördüm.

Henüz aktif bir Linkedinkullanıcı değilseniz ya da blog yazmıyorsanız, korkmayın. Önemli olan network geliştirmek, iletişimde olmak ve hedef kitleniz ile bağlantı kurmak. Bunu yüzyüzede yapabilirsiniz ve bu da önemli bir adımdır ve yeterlidir.

Ben bugünlerde Facebook’u da aktif olarak müşteri bulmak ve network yaratmak için kullanıyorum.

Nedeni basit; insanların problemleri var ve bunları sosyal medyadaki networking gruplarında paylaşıyorlar.

Müşteri bulmak için bir başka alternatif ise, ne iş yaptığınızı çevrenize anlatmaktır,  bu aslında en basit olan ve bir o kadar da gözden kaçan bir yoldur.  Çevreniz sizin hizmetlerinize ihtiyaç duyabilecek herkes ile sizi iletişime geçirebilirler.  Telefon numaraları, e-posta adresleri gibi tüm detayları not alın ve bu insanlara mutlaka ulaşın.  İşiniz ile ilgili bilgi verin.

Yaşadığınız yerdeki küçük işletmeler ile iletişime geçin. Sizi ismen tanımaları önemli olabilir. Bu işi yapmanın akılcı yolu, hedef kitlenizin gittiği lokal bir işletmenin sahibi ile iletişim kurmaktur. Ayrıca hizmetleriniz ile ilgili broşür bırakabilir ya da ilan panolarına asabilirsiniz.

Peki ya küçük bir il/ilçede yaşıyorsanız ve BNI vb gibi networking alternatifleri yoksa?

Bu durumda interneti devreye sokun!

Müşteriler ile birebir iletişim kuramıyor olmanız, müşteriniz olmayacağı anlamına gelmiyor.

Tamam, daha görünür olmam gerektiğini, blog yazıları yazmayı ve sosyal medya gruplarında faydalı yorumlar yapmam gerektiğini anlıyorum ama ne yazmam gerektiğini nasıl bileceğim diye düşünüyor olabilirsiniz.

İşte burada araştırma devreye giriyor. Şimdi daha önce yapmış olduğunuz araştırmalara dönüp bakın! Potansiyel müşterileriniz en çok hangi konularda zorlanıyor? Bu konularda yazmaya başlayabilirsiniz.

Bazı müşterileriniz gelen e-postalarını düzenli tutamıyor olabilir. Başka bir kısmı zaman yönetiminide sıkıntı yaşıyor olabilir. Tüm bu konularda size özel çözümlerinizden oluşan yazılar hazırlayabilirsiniz.

Belki siz Dropbox kullanmayı çok seviyorsunuz ve dosyalarınızı ve bilgiyi burada saklamak için yaratıcı uygulamalarınız/çözümleriniz var. İşte bunlardan bahsedebilirsiniz.

Takvim yönetimi konusunda ipuçları verebilirsiniz. Bir günü nasıl planlamak grektiği hakkında yazabilirsiniz.

Bir başka öneride, müşterilerinizin sorunlarına çözüm olacak yeni bir program/uygulama var ya da mevcut program ile ilgili sizin hızlı ve basit çözüm sağlayacak önerileriniz var. Bu da ayrı bir yazı konusu olabilir.

Bir sonraki yazıda, potansiyel müşterileriniz ile nasıl görüşmeler yapacağınız, neler anlatabileceğiniz hakkında olacak.

Sevgiler,

Kendi Dijital Asistanlık İşimi Kuruyorum -2 Hedef Kitleyi Tanımlamak

Kendi sanal asistanlık işimi kuruyorum yazı dizisinin 2. si ile karşınızdayım 🙂 Bu yazıda çok önemli bir konu olan hedef kitleden bahsediyor olacağım.

Başarılı olmak istiyorsanız, hedef kitlenizi tanımanız önemlidir. Eğer kendinizi hedef kitlenizin ile empati kuramıyorsanız, onları hedefleminiz de anlamsız olacaktır. Hedef müşteri kitlenizin işi ile ilgili hangi konularda sıkıntı çektiğini ya da hangi noktada sizin hizmetinize ihtiyaç duyduğunu biliyor olmalısınız.

Müşterilerinize kendi değerinizi göstermenin ve kanıtlamanın yolu onların mevcut problemlerini anlamak ve bu noktada onlara bir çözüm önermek olacaktır. Potansiyel müşterilerinizin kalbini ve aklını kazanmanın yolu onların motivasyonunu ve gündemini anlamaktan geçiyor.

Daha derinlemesine bakarsak;
Kiminle çalışmak istiyorsunuz? Size şu an kimin ihtiyacı var?
Size bir ipucu vermek istiyorum; cevabınız “İdari iş desteğine ihtiyacı olan her türlü küçük işletme” olmamalı.
Bu sorunun cevabı doğrultusunda, daha odaklı ve belirli bir hedef kitleye yönelik bir pazarlama ve iletişim planı oluşturabilirsiniz.

En önemli konulardan biri de sizin genel bir idari asistan mı yoksa bir konuda uzmanlaşmış bir asistan mı olmak istediğiniz. Her ikisi birbirinden oldukça farklı.
Bunu şöyle açıklayabilirim; genel idari asistan hepinizin tahmin ettiği üzere, gelen e-postaları cevaplama, takvim yönetimi, evrak yönetimi, müşteri ilişkileri gibi daha genel görevleri yerine getirir. Uzman asistan ise wordpress, mailchimp, infusionsoft gibi herhangi bir program ya da sosyal medya yönetimi gibi bir hizmette uzmanlaşmıştır.
Bunlar basitçe verebileceğim ilk örnekler.

Hedef Kitlenizi Nasıl Bulabilirsiniz?

Hedef kitlenizi tanımlamaya hazır mısınız?
Önemle altını tekrar çizmek isterim, ” İdeal müşteri, iş ve potansiyel müşterilere ayıracağı zamandan çalan idari işlerine destek ihtiyacı olan her küçük işletmeler” olmamalı.

Bu konuda daha belirleyici olmalısınız.
İşte size yardımcı olabilecek bazı sorular;

Demografik özellikleri neler?
Nerede yaşıyorlar?
Hangi sektördeler?
Kaç yaşındalar?
Evli ya da bekar mı?
Çocukları var mı?

Psikolojik özellikleri neler?
Hangi blogları takip ediyorlar?
İş ve hayatlarındaki ana problem ne? (aile/spor için zamansızlık, günde 12 saat çalışmaktan tükenmiş olmak)
Kişiliklerini tanımlayın (bağımsız, asabi, çekingen, dışa dönük)
Çalışmadıkları bir Pazar günü ne yaparlar? (yoga, bisiklet, çocuklarla park, tüm gün oturup kitap okur )
Hobileri ne? (resim, marangozluk, kickbox)

Cevaplarınızı yazın.

Eğer cevaplarınız sizi belli bir sektör ya da iş alanına yönlendiriyorsa, bu sektördeki ideal müşterinize odaklanabilirsiniz. Mesela düğün organizasyon sektöründe genel bir sanal asistan olarak çalışmak gibi.

Eğer hedef kitleniz birbirinden farklı iş/kişi olarak çıkıyorsa, bu durumda belirli bir beceri/yeteneğinize odaklanın.
Buna bir örnek verecek olursam, Mailchimp üzerinden, e -posta pazarlama konusunda uzmanlaşmış bir sanal asistan olmak gibi. Farklı sektör/kişilerin bu hizmete ihtiyacı olacaktır.

Yukarıdaki iki örneğin odak noktalarının birbirinden ne kadar farklı olduğunu fark ettiniz mi? Bir tanesi belirli bir hizmete odaklananırken, diğeri belirli bir sektöre odaklanmaktadır.

Bu noktada siz kendinizi nasıl görüyorsunuz? Sadece belirli bir hizmete odaklanıp, bu konuda hizmet verebilir misiniz? Yoksa belirli bir sektöre/demografik özelliklere odaklanması gereken genel bir sanal asistan mı olabilirsiniz?

Lütfen kendinize 1-2 dakika verip, düşünün ve bu yazıyı okumaya öyle devam edin.

Eğer belirli bir sektör düşünemiyorsanız, daha önce çalıştığınız sektörleri gözden geçirebilirsiniz. Şu anda çalıştığınız ya da eski işinizin hangi yönlerini seviyordunuz? Daha önce destek verdiğiniz amir ya da patronlarınızın karakterleri nasıldı?

Bu konuda bir örnek verecek olursam; sanal asistan olarak çalıştığım müşterilerimden biri, bilgi işlem sektöründe çalışıyordu ve Türkiye için oldukça yeni bir kavram olan sanal asistanlık işini deneyen ilk müşterim olmuştu. Çünkü kendisi de bu şekilde uzaktan çalıştığı ve ekip olarak çalışma şekilleri böyle olduğu için uzaktan çalışmanın mümkün olduğunu biliyordu. Bu benim için oldukça önemli bir kırılma noktasıydı ve sonraki müşterilerimde de bu çalışma şekline yatkın olmalarını hedefledim.

Bir başka örnek ise benim için vazgeçilmez olan nefes koçluğunu ilk başladığım zamanlarda bu işin kurucusu ile bir süre sanal asistan olarak çalıştım. Çünkü hem onun ihtiyaçlarını biliyordum, hem de çalışmalarda neler yapıldığı/ nelere ihtiyaç olduğuna ilişkin bilgim vardı. Böylece hem tutkumu, hem de işimi birleştirmiş oldum.

Karanlıkta ilerlemeye çalışmak ve müşteri bulmaya çalışmaktansa, önce bildiğiniz yerlerden ilerlemeye çalışmak herzaman daha kolay olacaktır. Burada anahtar bir göle gidip, balık avlamaya çalışmaktansa, balığın olduğu yere gitmek aslında. Müşterinin olduğu yeri bulmak zaman alabilir ancak bir kez belirledikten sonra hızla yeni balıklar yakaladığınızı göreceksiniz 🙂

Hangi hizmetleri sunacağınızı ve hedef kitlenizin kim olduğunu belirledikten sonra, araştırma yapmaya başlamalısınız. Bu aslında işin eğlenceli kısmı bana göre.

Araştırmaya Başlamak

Hedef kitleniz olabilecek küçük işletmelere ulaşın.
Aşağıdaki sorular üzerinden yürüteceğiniz, birlikte kahve içebileceğiniz ya da skype üzerinden kısa bir görüşme planlayın.

Hangi projeler üzerinde çalışıyorsunuz?
Bana biraz işinizden ve en çok yapmayı sevdiğiniz görevlerden bahseder misiniz?
İşinizde nasıl daha etkin olabilirsiniz?
Günde fazladan 2-3 saatiniz daha olsaydı ve siz bu zamanı eğlenceli bir biçimde değerlendirmek için ne yapardınız?
Haftalık ya da günlük olarak düzenli yaptığınız bazı görevleri delege edecek olsanız, bunlar neler olurdu?
Hedeflerinize ulaşmanızda size engel olan ne?
İşiniz ile ilgili en büyük problemlerinizi çözebilecek 3 dileğiniz olsaydı, siz neyi dilerdiniz?

Hedef kitlenizi araştırmak için sosyal medyayı da kullanabilirsiniz. Twitter, Facebook ya da Linkedin gibi sosyal medya platformları network sağlamak, yeni iş potansiyelleri oluşturmak için çok iyi kaynaklardır. Potansiyel müşterilerinizin kullandığı bir sosyal medya platformu bulmanız oldukça önemlidir. Facebook ya da Linkedin üzerinde potansiyel müşterilerinizin olduğu gruplar bulabilir ve bu gruplarda genel tartışlamalara katılarak, yorumlar yaparak belirli potansiyel kitle yaratabilirsiniz.Grup içinde bilinirliğiniz arttıkça, hedef kitlenize giren potansiyeller ile internet üzerinden ya da birebir görüşmeler üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

Kendinizde sosyal medya üzerinden hedef kitlenize yönelik duyurular yapabilirsiniz. Örneklemek gerekirse, “Bilgi İşlem sektöründe çalışan 10 yönetici ile görüşmek istiyorum. Bu konuda bir pazar araştırması yapıyorum ve işiniz ile ilgili nasıl e posta posta pazarlaması yaptığınızı ve günlük iş rutininizi öğrenmek istiyorum.” ya da “Günlük iş rutinlerinde destek ihtiyacı olan Bilgi işlem sektöründe çalışan 10 yönetici ile çalışmak istiyorum.” gibi

Burada önemli olan onların size ayırdıkları zaman karşılığında onlara mutlaka bir şey öneriyor olmanızdır. Onlara iş sistemlerini gözden geçirip, bir çözüm önermek ya da eposta pazarlama sistemlerini gözden geçirip bir öneride bulunmak gibi (belirli bir projede onlara 1 saat destek vermek gibi)

İnsanlar ücretsiz destek ve hizmet almaktan hoşlanır ve size zaman ayıracaklarsa karşılığında birşey almak hoşlarına gider. Toplantıyı planlama sürecini basit tutmanız önemlidir.

Tüm bu eylemlerdeki amaç ideal müşterinizi çok iyi tanımanız ve websitenizi ilk okuduklarında ve sizinle bir tanışma görüşmesine karar verdiklerinde zaten size neden geliyor olduklarını çoktan biliyor olmanızdır aslında.

Birebir yapacağınız görüşmelerde, sizinle paylaştıkları bilginin sizin için altın değerinde olduğunu unutmayın. Sizinle paylaştıkları sorunlar, potansiyel müşterilerinizin sizden çözülmesini isteyecekleri konular, bu noktada sizin onlara sunmayı planladığınız hizmetler değildir. Ve tüm bunları onlardan birebir dinleme şansınız olacak. Bundan daha iyi nasıl olabilir? 🙂

Böylelikle web sitenizi hazırlarken, neyi nasıl yazacağım diye düşünmenize bile gerek olmayacak. Hedef kitleniz ile bu görüşmeleri yaparken, gerekli olan her türlü bilgiyi ve hatta kelimeleri bile onlardan öğrenmiş olacaksınız. Böylelikle yine hangi hizmetleri sunmanız gerektiğini tahmin etmenize gerek kalmayacak çünkü birebir kendisinden duyuyor olacaksınız.

Hedef kitlenizden bu bilgileri aldıktan sonra yapmanız gereken, tüm bu bilgiler ışığında hizmet ve paketlerinizi tasarlamak olacaktır.

Bu bilgileri nasıl toparlayabilirsiniz;

Görüşme yaptığınız kişilerden izin alarak, yapılan görüşeleri telefonunuz ile mutlaka kaydedin.
Google form ya da typeform üzerinden bir form oluşturun ve görüşme öncesinde linkleri gönderin. Böylece onlardan gelen cevapları/dataları analiz edilmesini kolaylaştıracaktır.
Sorularınızı Linkedin/Facebook üzerinden gruplara sorabilirsiniz ve gelen cevapları mutlaka not edin.
Sosyal medya üzerinde ilginç bulduğunuz dataları ya da size gelen cevapları screenshot ile kaydedin.
Benim sevdiğim şeylerden biri ise, hedef kitlenizin takip ettiği bloglarda surf yapmak ve blog yorumları üzerinden bir çok bilgi edinebilirsiniz.

Tüm bu bilgileri Evernote ya da Dropbox üzerinde saklayabilir ve tüm bu araştırma bilgilerine her ihtiyacınız olduğunda kolaylıkla ulaşabilirsiniz.

Topladığınız bilginin gücünü mutlaka hatırlayın. Hedef kitlenizin sürekli sorun yaşadığı, çözemediği ve ihtiyaç duyduğu şeyleri gerçek kelime ve duygularını onlardan birebir görüşmeler ya da yorumları ile öğreniyorsunuz aslında. Onların nerede neye ihtiyacı olduğunu ne kadar iyi anlarsanız, onlara bu çözümü sunmanız o derece kolay olacaktır. Bu çözümde siz olacaksınız aslında.

Bu bir çok sanal asistanın ve aslında pek çok freelance çalışan kişinini içine düştüğü bir tuzak. Böyle bir ön çalışmayı başlangıçta yapmıyorlar. Web sitesini ya da sosyal medya hesaplarını kurduktan sonra neden herhangi bir potansiyel iş teklifi yakalayamadıklarını düşünüyorlar.

Genel inanışın aksine, web sitenizi kurmak, sizin en son yapacağınız adım olmalıdır, ilk değil.
İlk yapılması gereken, temel hizmetleri belirlemek, sorun yaşadığı noktaları tespit edebilmek için hedef kitleniz ile buluşmak ve en sonunda da onlara bu konuda çözüm önermektir.
Bir çok iş sahibi hedefleri olan iş kurmaya o kadar hızlı ilerliyor ki, en önemli aşamayı atlıyor. Bu belki nasıl araştırma yapacaklarını bilmemelerinden kaynaklanıyor, belki de ilk kez bir iş kuruyor oldukları için bu konuda herhangi bir fikirleri yok.

Bu aslında çok fazla zaman ve emek gerektiren bir süreç. Bu sürecin aylarınızı alacağı anlamaına gelmediği gibi, anlatmaya çalıştığım sadece bu aşamanın hızlı bir süreç olmadığı. Eğer hızlıca bir iş kurayım, hemen de kar edeyim gibi bir düşünceniz varsa, hüsrana uğramanız çok olası.

Önümüzdeki 3-6 ay içerisinde keyifle yürütebileceğiniz bir sanal asistanlık işi için, şu an bunun için gerekli olan önçalışmayı yapmalısınız.

Bir sonraki yazımda, bu önçalışmayı yapıyor olmamınızın neden bu kadar kritik olduğundan bahsediyor olacağım.

Keyifli okumalar dilerim,

Sevgiler,

Kendi Dijital Asistanlık İşimi Kuruyorum-1 Temel Hizmetlerim

Kendi sanal asistanlık işinizde çalışmaya başlamadan önce, ilk düşünmeniz gereken hangi hizmetleri müşterilerinize sunacağınız olmalı.

Bugün müşterilerin sizden tekrar tekrar satın almak isteyeceği hizmetleri belirliyor olacağız.

Benimde işe ilk başladığımda yapma hatasına düştüğüm bir nokta bu aslında;  sanal asistan olarak verebileceğinizi düşündüğünüz her türlü hizmeti bir çırpıda listeliyor olmak. J

Takvim yönetimi, müşteri hizmetleri, hesap çizelgesi oluşturmak, proje yönetimi, sosyal medya yönetimi, web sitesi yönetimi ve daha neler neler diye uzayabilir bu liste ama sanırım siz ne demek istediğimi anladınız.

Temel Hizmetlerim Listesi

Bir yandan neler yapabileceğinizi listelemek iyi ancak amaç bu listeyi kısaltarak sizin Temel Hizmetlerim diye adlandırabileceğiniz bir liste hazırlamak. (Sizin çok iyi yaptığınız ve insanların size bunun için para ödemek isteyeceği hizmetler gibi)

Üst düzey yönetici asistanı olarak çalışırken, uzmanı olmasamda, birbirinden farklı pek çok idari görevi, iş tanımım gereği yerine getirmekle yükümlüydüm. Bazılarında çok iyiydim, bazılarında iyi değildim ancak işimin bir gereği olarak yapmam gerekiyordu.

Bu noktada önemli olan sizin sahip olduğunuz her türlü yetenek ve beceriyi bir kağıda üzerinde fazla düşünmeden, hızlıca yazılı olarak listelemeniz. Hiçbirşeyi atlamadan. Aklınıza gelen en ufak bir şeyi bile bu listeye ekleyin. Bu bilgileri bir süre sonra kullanağız. Buradaki ana fikir, zihninizde yer alan ve yıllar içerisinde kazanmış olduğunuz her türlü beceri/ yetenek gibi özellikleri yazı ile kağıda dökmek ve sizin bunları çok net bir şekilde yazılı olarak görmeniz.

Beceri listenizi tamamladıktan sonra sıra bilgi listesinde. Şimdi de yıllar içerisinde kazanmış olduğunuz her türlü bilgiyi listelemeye geldi sıra. Üniversite bölümünüz, işyerinde aldığınız farklı eğitimler, hobileriniz için gittiğiniz kurslar gibi.

Bir sonraki adım ise, yakın çevreniz sizi hangi özelliğiniz/ en iyi yaptığınız ne ile tanımlıyor. Sizi tanıyan insanlar hangi özelliğinizi çok iyi buluyor, hangi işi çok iyi yaptığınız söylüyor?

Yakın çevrem benim, olaylar karşısında çok sakin kalabildiğimi, ses tonumun rahatlatıcı olduğunu ve çok iyi iş takibi yaptığımı söyler. Belki  arkadaşlarınız da sizin çok iyi bir iletişimci olduğunuzu ya da çok iyi partiler organize ettiğinizi söyleyecek. Size söyledikleri neyse bunu da ltf yazın.

Şimdi beceri/yetenek listesine geri dönersek, listede dosyalama gibi bir yeteneğiniz olduğunu varsayalım, sizce sanal bir ortamda dosyalamak pazarlanabilecek bir yetenek midir?  Bundan bir iş yaratabilir misiniz? İnsanlar bu hizmet için size bir bedel ödemek ister mi?  Pek mümkün olmasa da, buradaki amacımız aklımızdaki herşeyi kağıda dökmek ve sonra bu liste üzerinden elemeler yaparak devam etmek.

Listemiz tamamlandığına göre, yazılı olan herşeye güzelce bakabilir, inceleyebilir ve görebiliriz.

Şimdi renkli bir kalem ile  yapmaktan hoşlanmadığınız herşeyi listeden teker teker  çizin. Garip gelsede, devam edin ve yapın. (Bir süre sonra iyi gelecek:) )

Sanal asistan olarak, kendi işinizi kurarken, yapmaktan hoşlanmadığınız şeyleri iş olarak yapmayı düşünmek, yapacağınız son şey olmalıdır.  O konuda uzman bile olsanız, ondan kurtulun. Listede üstünü çizin.

Yapmaktan hoşlanmadıklarınızı çizmeniz bittikten sonra, başka bir renkli kalem ile yapmaktan hoşlandıklarınız yuvarlak içine alın. Şimdi bir başka kağıt alın ve  Temel Hizmetlerim başlığını atın.

Şimdi beceriler listesinden yuvarlak içine almış olduklarınızdan 5 tanesini seçmenizini istiyorum ve şimdi bu 5 hizmet üzerine biraz araştırma yapın.

İnsanlar bu hizmetler için size ödeme yapar mı?  Dosyalama örneğine dönecek olursak, sizin bunu seviyor olmanız insanların bu hizmeti sizden para ile almak isteyeceği anlamına gelmeyebilir. Sizin bir işi severek yapıyor olmanız ve yararlı olduğunu düşünmeniz, pazarın da böyle düşünüyor demek değildir.

O yüzden 6 ay sonra neden para kazanamıyorum diye düşünmek yerine, bunu şimdiden belirlemek daha iyi ve akıllıca.

Pazarlamayı düşüneceğiniz hizmetler insanların şimdi ve acil ihtiyacı olan ve size ödeme yapmak için istekli olduğu hizmetler olmalıdır.  O yüzden dosyalama sizin yuvarlak içine aldığınız bir hizmetse, geriye dönüp, bunu çizin. Para kazanabileceğiniz en az 3 ile 5 gibi hizmetiniz mutlaka vardır.

Listenin giderek azalıyor olmasından korkmayın, bu akıllıca bir strateji, ne kadar fazla öneriniz olursa, potansiyel müşterinizin kafasının karışma olasılığı artacaktır.

Yetenek ve becerileriniz doğrultusunda çok uzun bir hizmet listeniz olduğu zaman, potansiyel müşteriniz büyük olasılıkla “Birçok konuda çok iyi becerileriniz var, sizi en iyi nasıl kullanabileceğimi düşünüyorum” şeklinde bir cevap almanız an meselesidir. Bunu bir çok kez yaşadım. Müşteriler sizi nasıl kullanabileceğiniz çözmeye çalışıyorsa, o noktada müşterinizi kaybettiniz demektir. Buna eminim.

Müşterinin şu an acil olan bir konuyu çözebilmek için sizinle iletişime geçeceğini hatırlayın. Eğer sizin onlara nasıl yardım edebileceğiniz konusunda kafaları sunduğunuz uzun liste yüzünden karışıksa, büyük olasılıkla bir şey yapmayacaklar ve bu malesef sizin için kötü birşey.

Listenizde gelir sağlayabileceğiniz en az 3 ile 5 arasında hizmetiniz olmalıdır. Peki gelir sağlayacak hizmet nedir?  Bu bazı faktörlere bağlıdır. Bu konuda biraz daha derinleşelim, çünkü gelir sağlayan bir hizmet yoksa,  siz kendinize iş yerine bir hobi edinmiş olursunuz.

Evet şimdi Temel Hizmetlerim listenize tekrar bir dönüp bakın ve gözden geçirin.

Şimdi listeniz tamamsa, bunlar sizin pazarlayabileceğiniz Temel Hizmetlerim olacak.

“Neden bu kadar az Pınar?” diye sorduğunuzu duyuyor gibiyim.

Çünkü ben yaptım, siz yapmayın. 

Sizin sadece belli konularda tanınıyor olmanızı istiyoruz, herşeyi önerirseniz, belirli konularda tanınıyor olmanız mümkün olmaz. 

Bir müşteriniz olduğu zaman, perdeyi biraz açıp yapabildiğiniz diğer hizmetlerden bahsedebilirsiniz ancak henüz başlangıçta işi basit tutmak ve sadece limitli hizmetler sunmak yeterli olacaktır.

Şöyle düşünebilirsiniz, Starbucks kahvesi ile ünlü ancak başka şeylerde satıyorlar. İnsanlar Starbucks’ın keklerini anlatmıyor ancak bu onların kek satın almasına engel olmuyor. En iyi hizmetinizi pazarlayın ve sonrasında insanlara keklerinizden de bahsedebilirsiniz 🙂

Pazarlayabileceğiniz bir takım hizmetleri aşağıda listeledim :

  • WordPress Site Yönetimi
  • Webinar Yönetimi
  • Satış Tüneli Yaratma
  • Mailchimp
  • Sosyal Medya Yönetimi
  • Grafik Dizaynı
  • Proje Yönetimi
  • Dokuman Hazırlama
  • Müşteri Hizmetleri
  • Takvim Yönetimi
  • Organizasyon Planlama

Eğer listekilerden hiçbirini bilmiyorsanız, lütfen cesaretinizi kaybetmeyin. Bu işe ilk başladığımda, teknolojik bir çok şeyi bende bilmiyordum. Kendimi geliştirebilmek adına bir çok online kurs aldım ve kendi kendime öğrendim.

Kendi bloguma başlayana kadar WordPress hakkında hiçbir bilgim yoktu. Şu an çok daha rahat ve hızlı bir şekilde wordpress üzerinde çalışabiliyorum.

Şimdi şunu size açıklıkla söylemem lazım, kendinize yatırım yapma konusunda istekli değilseniz ve daha fazla şey öğrenmek sizi mutlu etmiyorsa, malesef  başarılı olamazsınız.

Başarılı sanal asistanlar öncelikle kendilerine ve becerilerine yatırım yaparlar. En güncel yazılım ve teknolojiyi takip etmek ve hem kendi işinizi hem müşterinizin işini bu şekilde yönetmenizi gerektirir. Bu her türlü iş alanında böyledir aslında.

Şimdi pazarlayabileceğiniz Temel Hizmetlerim listesine karar verdiğiniz göre, bu hizmetleri kime pazarlayabileceğinize bir bakalım. Bu hizmetlere kimin ihtiyacı olabilir ve siz en çok hangi alanla ilgileniyorsunuz?

Bu da ayrı bir yazı konusu olsun.

Sevgiler,

 

İlk Müşteriyle Çalışmak

Gecen yıl Nisan ayında başladığım blog yazılarımın bir meyvesi olarak ilk müşterim Şubat başında bana ulaştı ve birlikte çalışmaya başladık. Geçen bir ay içerisindeki ilk izlenimlerimi paylaşmak istiyorum.

Kurumsal çalışmak ve home ofis çalışmak oldukça farklı. Kurumsalda bir çok kaynak elinizin altındayken, evden çalıştığınızda kaynaklarınızı siz kendiniz yaratmalısınız. Gelişen teknoloji ve internet sayesinde birçok program mevcut ancak hangisini ne için kullanacağınızı bilmek ve müşterinizi buna yönlendirmek oldukça önemli.

Planlama en önemli konu, benim gibi bir çok işi aynı anda yapıyorsanız (annelik, ev hanımı ve home ofis iş ) zamanınızı iyi planlamak cok önemli bir kilit noktası. Müşteriyle geçireceğiniz zamanı ve onun için yapacaklarınızı iyi planlamalı ve ona ayırdığınız süreyi etkin kullanmalısınız. Yoksa günün sonunda bir ev dolusu iş ve müşteriniz adına tamamlanmamış işler içerisinde kaybolabilirsiniz.

Resim

En önemli konulardan biri de  ücretinizi belirlemiş olmak, evet ortada harcadığınız bir emek ve zaman söz konusu olduğunda bunun parasal karşılığını almak herşeyden önemli.  Ücretinizi saat başı, paket ya da müşterinizle birlikte geliştirdiğiniz başka yöntemle nakite çevirmelisiniz. Mutlaka önceden kafanızda belirlemiş olduğunuz bir değer olmalı. Böylelikle hem hak ettiğinizi alabilirsiniz, hemde evden çalışarak hem üretmiş, hemde kazanmış olursunuz.

Resim

Girişimciler İçin İş Fikri -Sanal Asistanlık

Görsel

Sanal asistan diğer küçük işletmeleri, girşimcileri destekleyen ve onlara  idari, yaratıcı ya da teknik konularda hizmet sunan bir girişimcidir.

Küçük işletmeler için bu tür hizmetleri dışardan satın almak giderek yaygınlaşmaktadır.  Küçük işletmeler ve girişimcilerle işbirliğinde başarılıysanız ve hızlı düşünüp, çabuk karar alabiliyorsanız, kontrol sağlamayı ve dağılmış prosesleri iyileştirmeyi seviyorsanız, sanal asistanlık sizin için iyi seçenek olabilir.

Avantajlar

  •  Evden çalışma konforuna sahip olacaksınız.
  •  Evinizde bir çalışma alanınız varsa, başlangıç maliyeti oldukça düşüktür.
  • Müşterilerinize genel  iş anlamında hizmet verebilir ya da emlak, sosyal medya, internet   marketing gibi belirli alanlarda uzmanlaşabilirsiniz.
  • Esnek çalışma saatlerine sahip olduğunuz bir işiniz olur.
  • Internet üzerinden  kolaylıkla ulaşabileceğiniz yetenek, bilgi ve tecrübenizi artıracak ve geliştircek yüzlerce kaynak mevcut.
  • Sanal asistan olmak için özel bir eğitim ya da sertifikaya ihtiyaç yoktur.
  • Müşterileriniz için sürekli ve gelişmekte olan hizmetler sunabilir ve uzun süreli iş ilişkileri kurabilirsiniz.

Dezavantajlar

  • İlk başlarda müşteri bulmakta zorlanabilirsiniz.
  • Sizden çok daha düşük ücretle çalışan kişilerle (Malezya, Pakistan)  rekabet etmek zorunda kalabilirsiniz.
  • Doğru ücretlendirmeyi yapmak zor olabilir.
  • Teknolojiyi sürekli takip etmeli ve kendinizi bu konularda güncel tutmalısınız.

Görsel

Sanal Asistan Size Nasıl Yardımcı Olur?

Tek Başına İş Yönetmek Zor Olabilir
Düzenli Olmak Fayda Sağlar

va-9
Düzenli ve organize olmak size zaman, para ve akıl sağlığı sağlar.
İş maillerinizi cevaplamak saatleriniz alıyor, ofisiniz evraktan geçilmiyor, bir basın bülteninin teslim tarihini atladınız ya da müşteri hizmetleri/satış sonrası hizmetleriniz sıkıntıda olabilir. Tüm bunlar için sanal asistan size yardımcı olabilir.

Benim neden sanal bir asistana ihtiyacım olsunki sorusunun cevabını aşağıda bulabilirsiniz.

E-mail Yönetimi : Sanal asistan sizin e-maillerini farklı yöntemlerle yönetebilir. Direkt kendi e-mailine yönlendirebilir, sizin web siteniz üzerinden ulaşabilir ya da siz uygun gördüklerinizi kendisine gönderebilirsiniz. Nasıl bir yöntem izleyeceğiniz tamamen size kalmış, bu size saatler kazandırabilir ve böylece hem önemli maillerinizi kaçırmamışhem de cevapsız bırakmamış olursunuz.

Siz Uzaktayken Posta Yönetimi : Uzun sureli seyahetlerinizde, mektup ve faturalarınız posta kutunuza gelmeye devam edecektir. Bunları sanal asistanın vereceği adrese göndertebilir ve bu sure içinde gereksiz olanların ayıklanıp, sizin için önemli olanları, faturaları scan edip, email ile gönderip size postalarınız hakkında güncel bilgi verebilir. Böylece ödemeler ve faturalar atlanmaz ya da gecikmez.

Parola/ Şifre Yönetimi : Her web sitesinin bir kullanıcı adı ve şifre gerektirdiği günümüzde tüm bu bilgileri kaybetmek ya da unutmak mümkün. Bu bilgileri asistanınıza yollarsanız, sizin için tüm bu bilgileri güncel ve kolay ulaşılabilir şekilde sizin için düzenleyebilir.

indir

Müşteri Kayıtları: Müşterileriniz hakkında tüm bilgilerin olacağı bir dosya hazırlayabilir. Sizin gönderdiğiniz bilgiler doğrultusunda en guncel halde tutup, gerektiğinde her türlü bilgiye ulaşmanızı sağlayabilir.

Müşteri D.günleri: Günümüzde müşteri odaklıolmak oldukça önem kazandı. Müşteri/danışanınızla irtibatta olmak için en iyi yollardan biri doğumgünü için ufak bir kart göndermek, yılbaşı kutlaması göndermek ya da bir teşekkür notu göndermektir. Müşteriniz bu ince düşünceyi mutlaka beğenecektir ve bunu taktir edecektir. Sanal asistan listeyi sizin için oluşturabilir ve bu tarihlerde kart göndermeyi unutmamamnızı sağlar.

Tatil Zamanları:  Eğer  bir blog ya da online bir iş yürütüyorsanız, işiniz icabı basın bültenleri, blogunuz için temalı yazılar yazıyorsanız, önemli günler ve tatil dönemlerinde temalı yazılar yazmanız işiniz için oldukça önemlidir. Hepimiz Yılbaşı, Anneler günü ya da Sevgililer gününü biliyoruz ama daha az önemli ya da az bilinen günler hakkında yazılar yazmak isizin için bir artı olabilir. Sanal asistan bu konularda size önceden bilgi ve gerekli linkleri sağlayabilir, gerekli hazırlıkları yapabilmeniz için öncesinde bilgilendirebilir ve sizin için bir listesini tutabilir.

Randevu Almak/ Hatırlatmak: Çok basit görünmesine rağmen, bazı günler sizin için çok yoğun ve hızlı geçebilir. Sanal asistan sizin adınıza telefonlarınızı cevaplayabilir, sizin adınıza aramalar yapabilir, takviminizi düzenleyip, yönetebilir. Daha da iyisi takviminizdeki toplantı/ görüşme ve deadlineları size e-mail ya da telefon yoluyla hatırlatabilir.

Evrak Taraması ve CD’ye kopyalanması: Eğer ofisinizde çok fazla evrak varsa ve düzen yoksa bunları daha rahat yönetmek, kontrol edebilmek ve aynı zamanda çevreci olabilmek için sanal asistanınız size yardımcı olabilir. Evrakları tarar, CD’ye aktararak depolar ve bunu size ulaştırır.

Müşteri Portföyünüze Ödeme Hatırlatması: Sanal asistan sizin adınıza müşterilerinize ulaşıp, ödemeleriyle ilgili arkadaşça bir hatırlatma yapabilir.

Renkli Dosyalama Sistemleri: Sanal asistan yanınızda olmamasına ragmen, sizin için bir dosyalama sistemi kurabilir. Evraklarınızı gönderirsiniz, ihtiyaçlarınızı anlatırsınız ve size özel bir renk kombinasyonuyla herşeyi daha kolay bulmanızı sağlayan ve evrak kaybına son veren size özel bir dosyalama sistemine sahip olursunuz.

Sanal bir asistanın size yardımcı olabileceği konularda limit sizsiniz, ihtiyacınızı belirleyip, ona gore bir hizmet talebinde bulunabilirsiniz. Böylelikle işinize, müşterilerinize ve özel hayatınıza veya işinizi için önemli olduğunu düşündüğünüz bir çok başka konuya daha çok zaman ayırabilirisiniz.

Home office Çalışmak İsteyenler için Sanal Asistanlık

Ev konforunda, günlük işlerinizden geri kalmadan KOBİ’lere ve/veya sık seyahat etmek zorunda olan işadamlarına sekreterlik (asistanlık) hizmeti sunarak para kazanabilirsiniz. Henüz ülkemizde yaygınlaşmadı ve sıcak bakılan bir hizmet değil ancak tüm dünyada hızlı ilerlemiş ve oturmuş bir sektör.

Tam zamanlı bir sekreter istihdam edemeyen işletmeler, yoğun programları nedeniyle birden fazla asistana ihtiyaç duyan işletmeler veya kişiler, bir ofisi bulunmayan ve sürekli seyahat etmek zorunda olan işadamları için sekreterlik hizmeti verebilirsiniz.

İş programlarını düzenlersiniz, randevularını ayarlarsınız, rezervasyonlarını yaparsınız, maillerini kontrol eder ve gerekli cevapları yazarsınız. Ve bütün bunları kendi evinizden yaparsınız.

Avrupa ve Amerika olmak üzere dünyanın pek çok yerinde hem işverenler hem de iş arayanlar için yaygın bir sistem haline gelmiş durumda. Bu konuda hizmet veren ajanslara bağlı çalışan sanal asistanlar ya da tek başına çalışan freelance sanal asistanlar mevcut. Genelde hepsinin uzmanlaştığı alanlar var ve bu konularda hizmet veriyorlar. 

ownbossVA